Sunum okuyan değil, sunum yapan kişi olmanın sırları

Sunumlar, sunumlarımız bazen Powerpoint, bazen Keynote ile hazırlanan, bazen de fark yaratmak için Prezi‘yle hazırlanan sunumlarımız. İş dünyasının olmazsa olmazlarından sunumlar…

steve jobs keynote presentation sunum

Hangi işi yapıyorsanız yapın sunuma ihtiyaç duyuyor olmanız doğal. Bazen bir şeyi açıklamak için kullanırsınız bazen de bir şeyi satmak için. Kazanımlarınızı da sunabilirsiniz, hedeflerinizi de. Hepsinin ortak amacı bir şekilde gündeme girebilmek.

Yaptığınız sunumlarda (tabi ki eğitsel veya satış odaklılar için daha öncelikli) dikkat etmeniz gereken nokta şu ki; sunum bittiğinde sunum okuyan biri olarak mı hatırlanmak istersiniz yoksa sunum yapan kişi olarak mı? İşte bu nedenle aşağıdaki maddeler sizin için çok önemli. Okuduktan sonra sunumlarınızı incelemenizi tavsiye ederim.

1- Sunum sayfalarınızda çok fazla bilgi vermeyin

Sunum yaptığınız kişilerin her sayfada alabileceği en fazla bir kaç bilgi vardır. Bu nedenle bilgileri aktarırken daha fazla akılda kalabilmesini sağlamak için iyi bir filtreden geçirin ve gerçekten önemli olanları söyleyin. Örneğin, bir sunumda 5 proje anlatırsanız hiç bir şey satamazsınız, 1 veya en fazla 2 proje anlatırsanız satma ihtimaliniz artar.

2- Odak noktanızdan şaşmayın, az şey aslında çok şeydir

Sunum taslağınızda, anlattığınız konuyu desteklemeyen, bulunduğunuz sayfada veya o anda söylediğiniz şeylere dokunmayan hiç bir şeye yer vermeyin. Grafikler, tablolar, imajlar her şeyi kaldırın. Sadece o sayfada söylemek istediğinizi destekleyecek şeylere izin verin. Çok fazla şey sunup açıklamaya kalkışırsanız dinleyicileri kaybedersiniz. Unutmayın, ne kadar çok şey söylerseniz o kadar az şey anımsayacaklardır.

3- Lütfen sunumlarınızı okumayın

Sunum hazırlamak demek sunumu ekrandan okumak demek değildir. Düşünün, eğer sadece okunacak bir sunum ise sizin orda işiniz ne? Söylemek istediğiniz veya söylenmesi gereken her şeyi sllaytlara yazmayın. Unutmayın, hazırladığınız slaytlar dinleyiciler/izleyiciler içindir, sizin için değil. Onlara söylediklerinizi anlamalarını kolaylaştıracak bir şeylerler sunun ve geri kalanını en iyi şekilde anlatın. Ayrıca ekranda yansıyan şeyler ile söylediklerinizin tekrar etmemesine dikkat edin.

4- Sunum sayfalarını karşılaştırmayın

Sunum sayfaları kısa ömürlü şeylerdir, ekranda olan şeylerle ve anlattıklarınızla yetinmeniz oldukça önemlidir. Bir önceki sayfadaki şeylerle karşılaştırma yapmak istemeniz veya bir sonraki sayfalara atıfta bulunmanız sadece anlatımınızı zorlaştıracaktır. Sadece ana konuya ve sayfanıza odaklanmanız oldukça önemlidir.

5- Lütfen sunumun çıktısını dinleyicilere vermeyin

Sunumun bir çıktısını dinleyicilere verme konusu gündeme geldiği zaman artık hazırladığınız şey bir sunum olmaktan çıkmıştır. Ya sadece detaylı bir çalışma yapın ve çıktıyı verin ya da gerçekten sunum hazırlayın ve sunun. Hem çıktı verip hem de sunmak istediğiniz zaman zaten kimse sizi dinlemeyecek verdiğiniz çıktıları okumakla zaman harcayacaktır. Bunun yerine sunumdan sonra sunumun içeriğinde yer alan ve paylaşmanız gerekenlere yönelik özel bir çıktı vermeniz çok daha sağlıklı olacaktır.

6- Dinleyicileri oyuna dahil edin

Hiç kimse sadece dinlemeyi tercih etmez. Hele ki geniş bir kitleye sunum yapıyorsanız onları zinde tutmak ve oyunda kalmalarını sağlamak hiç de kolay değil. Bunu yapabilmek için bir kaç şey yapmalısınız. Onlara sorular sorun ve farklı farklı kişilerden görüşler alın. Konuyla ilgili yaşadıkları deneyimleri dinleyin ve sunum sırasında küçük tartışmalar yaratın. Böylece sunuma sağladıkları katkı ile beraber hem daha verimli vakit geçirecekler hem de yaptığınız sunumu daha akılda kalıcı hale getirecekler.

7- Sunumu ve salonu bir bütün olarak düşünün

Katıldığım sunumlarda karşılaştığım en büyük sorunlardan biri okunabilirlik. Ekranda ne olduğunu ve neler yazdığını herkes merak eder. Çok iyi bir anlatıcı olabilirsiniz ama dinleyiciler orada da bir şeyler olduğunu biliyor. Bu nedenle salonun en arkasından da görünecek ve okunacak yazı büyüklüğünde yazılara ve yüksek çözünürlüklü görsellere ihiyacınız var. Ortalama bir salonda 28 puntodan küçük yazı kullanılmaması gerektiği söylenir. İşinizi mutlaka garantiye alın. Kullandığınız fontun da okunabilirliği, şıklığından daha önemli bunu sakın unutmayın.

8- Dinleyicilere arkanızı dönmeyin ve sahneye dağılın

Bu biraz sahne deneyimi ile alakalı bir şey gibi gelebilir ama kimse sizden Tarkan gibi hareket etmenizi veya sahne şovu hazırlamanızı beklemiyor. Kalabalık ve geniş bir alanda sunum yapıyorsanız sahneye hakim olmanız önemlidir. Sadece bir köşede takılıp durursanız bir süre sonra görünmez olursunuz. Jest ve mimik kullanmak, dinleyicilerin gözlerinin içine bakmak sizi dinleyicilere, onları da size bağlar. Bir iş toplantısında da sunum yapıyorsanız bu önemlidir. Bilgisayar başında oturmak yerine ayakta anlatım yapmanız ve müşterilerinizi tek tek önemsediğinizi göstermek için hepsiyle göz teması kurmanız oldukça önemlidir.

9- Dersinize iyi çalışın

Mümkün olduğunca kendi sunumlarınızı kendiniz hazırlayın. Her sunum, hazırlayan kişinin kişiliğini de taşır. Kendi hazırlamadığınız sunumlarda beklenmedik şeylerle karşılaşabilirsiniz. Çok fazla sunuma katılan biriyseniz hangi sunumu anlatıcının hazırladığını hangisini başkasının hazırladığını çok rahat anlayabilirsiniz. Kendiniz hazırlamıyorsanız bile en azından bir kaç defa sunuma çalışın, anlatacağınız konuya hakim olabilirsiniz ama siz konuşurken slaytlar çok farklı bir şey anlatıyor olabilir.

10, 11, 12… maddeleri gözlemlediğiniz, eklemek istediğiniz şeylerle yorumlarda uzatmaya devam edebiliriz.

Bir cevap yazın