Nil Burak, müziksiz asla sevişmiyor

Nil Burak, müziksiz asla sevişmiyorTürk pop müziğinin efsane isimlerinden Nil Burak, Çağan Irmak’ın “Issız Adam” filminde kullanılan “Yalnızım Ben” şarkısıyla tekrar gündemde…

Film vizyona girdiğinden beri gençlerin sokakta yolunu kesip kendisinden imza istediğini belirten Burak, “Benim şarkım filmin sevişme sahnesinde çalıyor. O kadar romantik bir sahne ki… Size bir şey itiraf edeyim, ben de asla müziksiz sevişmem” diyor.

Sahneye çıktığı zaman orkide ve güllerden adım atacak yer bulamadığını belirten Nil Burak, “O kadar güzel, seksi bir kadındım ki, kadın sanatçılar beni çok kıskanırlardı. Sahneye çıkamayayım diye Nükhet Duru elbiselerimi keser, Romalı Perihan da ayakkabılarımı parçalardı” dedi.

Meslek hayatınızdan hiç taviz vermeyerek bugünlere geldiğinizi söylediniz. Taviz verdiğinizi varsayalım, bugünkü şartlarınız nasıl olurdu?

– Sahneye çıktığım zaman orkidelerden, güllerden ayağımı atacak yer bulamazdım. Bakın size bir örnek vereyim. Bir gün evimin kapısı çalındı. Kapıyı açtım, bir şoför. Kimin şoförü olduğunu biliyorum. Bana bir zarf uzattı… Zarfın içinde bir araba anahtarı… Adam bana, “Beyefendi bunu size vermemi istedi, BMW kapının önünde duruyor” dedi. Camdan bir baktım, gerçekten de sıfır BMW kapının önünde. O dönem de ben, çok büyük bir aşk yaşıyorum. Anahtarı zarfın içine tekrar koyup, “Bunu beyefendiye geri götürün, çok teşekkür ettiğimi de iletin. Biz onunla dost kalalım” dedim. Benim böyle şeylere ihtiyacım yoktu. Ayrıca orkidelerin içinde ne pırlanta yüzükler gelmiştir bana. Hepsini kibarca geri çevirmişimdir. Alıp, kabul etseydim ne olacaktı, ne olurdu biliyor musunuz, bugün, İstanbul’un yüzde 10’u benim olurdu…

O kadar yani…

– Evet, aynen öyle. Ama ben hiçbir zaman ayakkabısının üstüne basan ya da o dönemin “ağabey” denilen mafyatik isimleriyle samimi olmadım, ilişki yaşamadım. Hep arama mesafe koydum.

Şimdi Türk sinemasının dört yapraklı yoncasını biliyorsunuz. Müzik dünyasının da dört yapraklı yoncası olarak, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nükhet Duru ve Nilüfer’in isimleri zikredilir. Buna Zerrin Özer çok kırılmıştı. Sizin duygularınızı öğrenebilir miyim?

– Şimdi sinemada Türkan Şoray-Filiz Akın-Fatma Girik-Hülya Koçyiğit… Bu dörtlü dört yapraklı yonca değil mi? O zaman Nebahat Çehre nereye giriyor? Bugün baktığınız zaman Nebahat Çehre, Türkan’dan, Fatma’dan, Hülya’dan, Filiz’den de güzel. Bir kere Türkiye güzeli. Çok da iyi oyuncu, çok şık. Öbürleri salon salamanje olmuş… Nebahat Çehre hálá fıstık gibi. Neyse, bizim camiamızda bunu çıkaran ise Beyazıt Öztürk. Peki, soruyorum Beyaz’a, kendisi o dönemleri nereden biliyor? O zaman dünyada Beyaz var mıydı ki bunun tespitini yapıyor? Ayıp yani.

Peki, müzikteki dört yapraklı yoncayı siz sıralayın o zaman?Nil Burak, müziksiz asla sevişmiyor

– Şöyle sıralayayım… Ajda Pekkan’ı ayrı tutuyorum. Zaten Ajda, bizden önceki jenerasyon. Ayrıca o süperstar. Her zaman da stardı. Saygı duyarım, çok da beğenirim. Kendine has, şahsına münhasır bir kadın. Sezen Aksu, çok ayrı bir kategoride. Çünkü Sezen, hem besteci, hem söz yazarı hem de yorumcu. Onun yeri de ayrı. O ayrı bir kadın, bu kategoriye girmiyor. Şimdi gazino sahnelerinde fırtınalar estiren kimlerdi? Nükhet Duru, Nil Burak ve Seyyal Taner’di. Pardon yani! Şimdi ortada bir gerçek var arkadaşlar. Sonra bunların arasına Zerrin Özer ve Nilüfer girdi. Zerrin ve Nilüfer asla ve asla Maksim gazinolarında çıkıp da sahne almamıştır. Fahrettin Aslan onlara iş bile vermiyordu. Çünkü Fahrettin Bey, sahnesi iyi olan, müşterisi olan, seksi, güzel kadın isterdi. Sonuç olarak sahne sanatçılarını ayrı, sadece plak yapan sanatçıları ayrı kategorize etmek gerek. Ben, Nükhet Duru ve Seyyal Taner hem albüm yapar, hem de sahne alıp, şov yapardık. Biz üçümüz birbirimize rakiptik. Peki, bunların arasında en çok albümü satan kim, ben! Nükhet’in bugüne kadar kaç tane albümü satmış? Ayrıca Nükhet’i çok severim, saygım var, arkadaşımdır. Ama ortada bir gerçek var. Sadece “Sende Başını Alıp Gitme” albümüm, 730 bin sattı. Üç tane altın plak aldım. Kimin üç tane altın plağı var? O yüzden bizim camiada dört yapraklı yonca diye bir şey yok, olamaz da… n İlginç anılarınız mutlaka vardır. Dinlemek isterim.

Nil Burak, müziksiz asla sevişmiyor– Elbisemi parçalayanlar, ayakkabı mı kesenler oldu mesela..

Kimler yaptı?

– Nükhet Duru elbiselerimi kesmiştir. O da itiraf etmiş, “Londra’dan yeni gelmişti, çok güzel bir kadındı. Kıskandım, elbisesini kestim” demiştir. Ama benim can dostumdur Nükhet. Ayakkabılarımı da Romalı Perihan parçalamıştı… Bir televizyon programı verseler, neler anlatırım ben neler. Hatta Nükhet’e de söyledim. Beraber yapalım dedim. Bakalım, kısmet.

O dönem hangi sanatçıların ağırlığı vardı, kimlerin sözü geçerdi.

Hemen örnek vereyim. Maksim gazinosunda çalışırken Ajda Pekkan Nesrin Topkapı’yı işten kovdurmuştu. Ama Behiye Aksoy Fahrettin Aslan’a dedi ki: “Nesrin yarın gelecek. Gelmezse bu kadroyu kapatırım.” Ve Nesrin Hanım hemen geldi. Ajda, Nesrin Topkapı nasıl bacak atar diye perde arkasında gizli gizli onu izler ve o bacak hareketini yapmaya çalışırdı. Kimlerinin ağırlığı vardı dediniz ya, işte Behiye Aksoy’un böyle bir ağırlığı vardı.

Bir cevap yazın

Nil Burak, Nil Burak fotoğrafları, Yalnızım Ben şarkısı,