Native advertising (doğal reklam) hakkında merak edilenler

Native Advertising, dijital pazarlamanın yeni gözdesi. Türkçe karşılığını “doğal reklam” olarak ifade edebileceğimiz pazarlama modelinde markalar artık doğrudan reklam vermek yerine native advertising’i tercih ederek, farklı mecralarda yer alan video ya da yazılı içeriklerde yer alarak etkileşimi artırıyorlar.

Böylece doğrudan reklam algısı yaratmadan viral reklamlara olan ilgiden de yararlanarak daha kalıcı ve etkileyici şekilde hedef kitleleriyle buluşuyorlar.

Native advertising

Native advertising nasıl ortaya çıktı?

Native advertising’in reklam dünyasında içerik pazarlama kanallarının artmasıyla birlikte doğan bir ihtiyacı giderdiğini söyleyebiliriz. İnternet sitelerinde sürekli karşımıza çıkan banner reklamlar artık kullanıcılar tarafından hoş karşılanmamaya başlayınca, ürünleri sergilemenin ve reklamını yapmanın daha “doğal” bir yolunun bulunması gerekiyordu.

İşte böylece native reklam doğmuş oldu. Öyle ki belki de reklam olduğunu dahi fark etmediğiniz bu videoları ve içerikleri sosyal paylaşım sitelerinde beğenmiş, hatta paylaşmış olabilirsiniz. Çünkü videonun doğal akışında hiç göze batmayacak şekilde yerleştirilen ürünler, sizde reklam hissi vermekten çok beğenebileceğiniz eğlenceli ya da etkileyici bir video izlenimi uyandırmış ve reklamı yapılan ürün ya da hizmet, sizdeki bu “doğal durum” hissiyatını hiç bozmamış olabilir. Sevdiğiniz bir kişinin bir ürünü öne çıkaran tweet’ini, sıradan bir paylaşım olduğunu düşünerek retweet etmiş bile olabilirsiniz.

Native advertising’le nerede karşılaşıyoruz?

Peki native reklam olarak adlandırılan bu içerikler nerede yayınlanıyor? Kısa bir cevap vermek gerekirse, her yerde! Sponsorlu içerik olarak da adlandırılabilecek olan native reklam, hem internetteki videolarda, hem de Facebook, Twitter ve Linkedin gibi sosyal paylaşım sitelerinde oldukça fazla kullanılmakta. Markalar native reklam’ın tüketici üzerindeki pozitif etkisini gördükçe, reklam planlamalarında bu alana ayırdıkları bütçeleri de artırmaya başladı.

Reklam ve güvenilirlik algısı

Ancak tüketicilerin özellikle severek takip ettiği kişilerin ya da yayınların bu sponsorlu içeriklerle bir ürün ya da hizmetin reklamını yapmasıyla, reklam olmaksızın tavsiye edilen ürünler arasındaki ayrımının yapılamaması, tüketicinin güveni açısından bir ikilem yarattı diyebiliriz. Sonuçta editoryal nitelikteki yazılarla, sıradan paylaşım niteliğindeki yazılar arasındaki ayrım oldukça bulanık. Bu da tüketicinin güveninin sarsılmasına neden olabiliyor. Yine de native reklamlar stratejik olarak uygulandığında, bir markanın çeşitli hedef kitlelerce tanınmasını sağlamada kilit rol oynayabilir. Bu bakımdan native reklamlara yapılan yatırım hem markanızın bilinirliğini arttırmada, hem de hedef kitleye kolaylıkla ulaşmanızda faydalı olabilir.

Bir cevap yazın

Dijital pazarlama, doğal reklam, reklam,