Dizi ve Film Bağımlılığı Arttı

TV ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte dizi ve filmlere bağımlılık arttı

Televizyon ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, dizi ve film bağımlılığı da hızla arttı. Belki de kahramanlarında kendimizden parçalar bulduğumuz ya da düşlediğimiz hayata rastladığımız için bu denli bağlanıyoruz. Peki bağlanmak bu kadar kolayken, vedalaşmak neden böylesine zor.

Dizi ve Film Bağımlılığı Arttı

TV dizileri hayatımızın vazgeçilmezi. Öyle ki bir dönemin efsanesi Aşk-ı Memnu’yu izlemek için yasa tasarısı görüşmeleri esnasında Meclis sıralarını bomboş bırakan milletvekilleri ya da Kurtlar Vadisi’ndeki karakterin ölümünün ardından kılınan cenaze namazı, ülkemizde yaşanan ironik olaylardan sadece birkaçı.

Dizilere ya da karakterlere duyulan sevgi ve ilgi gün geçtikçe tehlikeli bir hal alıyor. Kişi kendi hayatıyla özdeşleştirdiği kahramanla final sahnesinde vedalaşmakta bir hayli zorlanıyor. Hal böyle olunca da hastalık derecesindeki bu ilgi ‘bağımlılık’ adını alıyor.

BİHTER GİBİ KONUŞ POLAT GİBİ GİYİN

Dizi bağımlılığı, devasa bütçeli prodüksiyonlar ve etkileyici kurgularla gün geçtikçe daha ciddi bir hal alıyor. Bağımlılık başladıktan sonraki en zor kısım ise ,veda sahnesi. TV karşısındaki birey için yıllarca her hafta evine misafir ettiği karakterden bir anda kopmak hiç de sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü kendisine rol model olarak Bihter Ziyagil ya da Polat Alemdar’ı seçmeye alışmış durumda. Rol modeliyle vedalaşması gerektiği zaman da, birden sudan çıkmış balığa dönüyor. Çünkü nasıl giyineceğinden, telefonu ne şekilde tutacağına kadar ekrandaki karakterden öğreniyor

DİZİLER BİRER DÜŞ KONFEKSİYONU

Uzman Psikiyatrist Vedat Bilgiç’e göre diziler toplumların adeta birer düş konfeksiyonu. Bilgiç “Öfkelerimiz, arzularımız ve hayallerimizin gerçekleşmeyenlerini onlarla boşaltırız. Ruhun bir anlamda bu yolla boşalmaya ihtiyacı var” diyor ve ekliyor: “Bizler aslında gözlerimiz açık gördüğümüz bu düşleri çok seviyor ve kolay kolay vedalaşamıyoruz”

BAĞIMLILIĞIN YIKICI ETKİSİ VAR

Dizi bağımlılığına bilimsel pencereden bakacak olursak uzmanların açıklamaları bizleri bu rahatsızlığın yaş, cinsiyet ya da eğitim durumu fark etmeksizin herkeste görülebileceği sonucuna itiyor. Psikolog Yazar Çisem Doğanlaroğlu’na göre kontrolsüz dizi izlemek, analitik düşünce için gerekli uyarılmayı beynin sol yarım küresinde azaltıyor. Bu durum özellikle çocukların gelişiminde yıkıcı etkiler oluşturuyor.

EVDE OTURMA, SOSYALLEŞ

Dizi bağımlılığının tedavisinde kişinin öncelikle bağımlı olduğunun farkına varması büyük önem taşıyor. Ardından dizi saatlerine kontrol almaya başlaması ve izleyen aşamalarda bağımlılığın yerini dolduracak verimli aktiviteler bulması gerekiyor. Bu aktivitelere hobi edinmek, kitap okumak, iş bulmak ya da çeşitli arkadaş toplantıları örnek olarak verilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir